İPSALA GAZETESİ

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Taner Berksoy: Kriz, harbi bir kriz

Prof. Dr. Taner Berksoy: Kriz, harbi bir kriz

Tarih 25 Nisan 2009 Editör İsmail ALİŞ

Dün düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Taner Berksoy; her zamankinden farklı olarak, Türkiyenin bu sefer dünyadaki krizin tam ortasında olduğuna dikkat çekti.

Berksoy, “Çevre ülkelerdeki türbülanslar bizi pek etkilemiyor. Ama bu seferki krizin karakteri farklı. Çok bulaşıcı bir krizle karşı karşıyayız. Etkilemediği ülke kalmadı. Krizin teğet geçtiği ülke yok. Krizin dozu her zamankilerden şiddetli. Kriz harbi bir kriz. Delikanlı bir kriz. Çünkü göstere göstere geldi. Etkilenmemek mümkün değil.” dedi.

2006-2007 döneminde siyasetin ekonomiyi önemsediğine ancak 2007 milletvekili seçiminden sonra İktidar Partisi’nin aldığı %48’lik oyun, bir rol oynadığına vurgu yapan Taner Berksoy, “Sanayi üretimimiz çökmüş durumda. 2009’da biraz daha çökeceğiz. 2007 öncesi yalancı bir cennet havası yaratıldı. Öyle bir dönem bu sefer olmayacak.” diye konuştu.

………………………….

KTSO (Keşan Ticaret ve Sanayi Odası), Edirne Genç Girişimciler Kurulu ve Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları iş birliği ile düzenlenen, “Türkiye’de Ekonomik Kriz Etki ve Önlemleri” konulu panel dün gerçekleştirildi.

Ahmet Yenice İlköğretim Okulu, Sevim Yenice Toplantı Salonu’nda yapılan panel, saat 14.20 sıralarında, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başladı.

Bahçeşehir Kolejleri Genel Müdürü Dr. Sinem Vatanartıran’ın yönettiği panelde; Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taner Berksoy ile aynı üniversiteden İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Necip Çakır ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Gürgen, krizi ve kurtulmanın yöntemlerini anlattı.

Daha önce panelist olacağı açıklanan Prof. Dr. Deniz Gökçe ise İtalya’daki bir etkinliğe katılması gerektiği için panelde yer alamadı.

MUSTAFA HELVACIOĞLU…

Panelin açış konuşmasını, KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu yaptı.

Sözlerine, Cumhuriyet’in en önemli kurumlarından biri olan TBMM’nin açılışının 89. yıl dönümünün idrak edilmesinden coşku ve gurur duyduklarını ifade ederek başlayan Mustafa Helvacıoğlu, “Eşsiz çabaları ve özverileriyle temellerini attığı cumhuriyeti bizlere emanet eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.

Bu duygularla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın yüce milletimize, çocuklarımıza ve bütün dünyanın çocuklarına kutlu olmasını diliyorum.

Bize miras bırakılan cumhuriyeti birlik ve beraberlik içinde yaşatmak ve Türkiye’yi gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

“ÖNCELİK EKONOMİ”

İş dünyasının önceliğinin ekonomi olduğunu herkesin bildiğini dile getiren Helvacıoğlu, yaklaşık bir yıldır dünya ekonomisinde küresel bir olumsuzluk yaşandığını ve kimsenin ne olacağını bilmediğini kaydetti.

Krize bağlı olarak üretimde daralma ve ihracatta büyük durgunluk yaşandığına işaret eden Mustafa Helvacıoğlu, şunları söyledi: “İşsizlik artıyor. Bu konuda herkes bir şeyler söylüyor da krizden nasıl kurtulacağımızı kimse söylemiyor.

Özellikle son altı ayda ekonomiyi ve reformları ihmal ettik. Sonra da önceliği olmayan gündemlere saplandık, saplanmaya devam ediyoruz.

Zamanında tedbir almayışımızın bedelini ödüyoruz. Bugünkü kriz maliyetini yarın kim ödeyecek? Sizlere sormak istiyorum.”

“GÜNDEMİN EKONOMİ OLMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEKTEN YORULDUK”

Ülkenin birinci gündeminin ekonomi olması gerektiğini söylemekten yorulduklarının altını çizen Helvacıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Oda-borsa seçimleri ve yerel seçimler geride kaldı. Bugün artık hep beraber kol kola girme zamanıdır. Gündemimiz ve önceliğimiz olan bölgenin kalkınmasına odaklanmalıyız. Kısır tartışmalardan uzaklaşmalı; aydınlık, huzurlu, istikrarlı bir ortam zemini için çaba sarf etmeliyiz.

Bölgemizin menfaatleri söz konusu olduğunda toplumumuzun her ferdi el-ele, kol-kola, omuz-omuza, tek bilek-tek yumruk hedefe kilitlenmeliyiz.

Bugünkü panelimizde sevgili hocalarımız yaşadığımız küresel ekonomik sıkıntıları, bizlerle paylaşacaklar. Yapmamız gerekenleri ve alacağımız tedbirleri anlatacaklar.”

Helvacıoğlu’nun ardından kürsüye, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel geldi. 

“GELECEĞE YATIRIM YAPIYORUZ”

Bahçeşehir Üniversitesi kurulduğundan bugüne kadar 11 yılın geçtiğini bildiren ve üniversitenin misyon ve vizyonu gereği geleceğe yatırım yaptığını ifade eden Yücel, “Üniversitelerin amacı, toplumdaki tıkanıklıkları açmak, toplumu aydınlatmak ve öğrenci yetiştirmektir. Üniversite olarak toplumun sorunlarına yönelik programlar düzenliyoruz. Bu programlar çerçevesinde bugün Keşan’dayız. Üniversitemiz dünya ile entegre bir kurum. anlayışından kurtulmalıyız. Her kurum kendine bu durumlardan pay biçmelidir. Dünya küçük bir köy haline geldi. Önceliğimizin eğitim olması gerek. Krizin delip geçmemesi için dayanıklı olmalıyız. Ülkenin eğitilmiş iş gücüne ihtiyacı var. Toplu bir şekilde aydınlanma gerek. Kalkınmanın ilk önceliği eğitimdir. Üniversite olarak, inadına kaliteye yatırım yapıyoruz. demenin anlamı yok. Bunun kimseye yararı da yok. Üniversitemizde 5 bin çalışan var. Bunu bu yıl 6 bine çıkarmak istiyoruz.” dedi.

ÇAKIR: KRİZLE YAŞAMAK ZORUNDAYIZ

Enver Yücel’den sonra ise sözü Prof. Dr. Çakır aldı.

Dünyadaki krizden bahseden ve her krizde hisse senedi fiyatlarının düştüğüne dikkat çeken Necip Çakır, gayrimenkul fiyatlarında da hisse senedindeki oranda düşüşler yaşandığını kaydetti.

Bankaların kriz dönemlerinde faiz oranlarını belirlemede ve kredi vermede sorun yaşadığına vurgu yapan Çakır, “Kapitalist ekonomilerde her şey paranın etrafında döner. Krizlerde kredi verilmesinin azlığı ve borçlanma, ülkeler açısından maliyetler doğurur. Krizlerde, kredi çekenlerin istatistiğine bakıldığında, en fazla oranın batan şirketlere ait olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkede faizler çok düştü. Bu da piyasaya enjekte edilen paranın bir etkiye yol açmamasına neden oluyor. IMF de bu durumdan rahatsız. Dünyadaki diğer ülkeler de krizden en az bizim kadar etkileniyor. Krizle yaşamak zorundayız. Ama etkilerini azaltmak için de önlemler almalıyız.” şeklinde konuştu. 

BERKSOY: KRİZİN TAM ORTASINDAYIZ

Panel, Prof. Dr. Taner Berksoy’un konuşması ile sürdü.

Her zamankinden farklı olarak, Türkiye’nin, bu sefer dünyadaki krizin tam ortasında olduğuna dikkat çeken Berksoy, “Çevre ülkelerdeki tirbülanslar bizi pek etkilemiyor. Ama bu seferki krizin karakteri farklı. Çok bulaşıcı bir krizle karşı karşıyayız. Etkilemediği ülke kalmadı. Dünya’da gelişen ekonomilerin başında yer alan Çin’de bile büyüme hızı yarıya indi. Krizin teğet geçtiği ülke yok. Krizin dozu her zamankilerden şiddetli. Ekonomilerde gerçek anlamda daralma ve finansal anlamda küçülmeler var. Kriz harbi bir kriz. Delikanlı bir kriz. Çünkü göstere göstere geldi. Kriz aslan gibi, tosun gibi bir çocuk. Bu kriz ABD’de konut kredileriyle başladı ve tüm dünyaya yayıldı. Etkilenmemek mümkün değil.” dedi.

“KRİZDEN EN FAZLA ETKİLENEN ÜLKELERDEN BİRİYİZ”

Türkiye’nin, söylendiği gibi krizden az etkilenen değil, en fazla etkilenen ülkelerden biri olduğuna işaret eden Taner Berksoy, “Ülkemizde konut kredisi sığ bir yapıda. Banka sektörü krize pek hazır yakalanmadı. ABD’de 30 senelik krediler veriliyor. Ama bizim bankalarımız 4 aylık vadeli hesap verirken bile zorlanıyor. Uzun vadeli kredi verirken banka yöneticilerinin ayakları titriyor.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin krize yavaşlama konjonktüründe yakalandığını anlatan Berksoy şöyle devam etti: “Biz reel üretimde ve istihdamda gelişmekte olan ülkeler arasında 3. sıradayız. 2008’in son üç ayının verileri, büyümede -6,2 oranında kaldığımızı gösteriyor. Dünyada kriz olmasa bile bizde kriz olacaktı. 2004’ten beri yavaşladık. Yavaşladığımız dönemde kriz ortaya çıkınca etkisi de büyük oldu.”

“SANAYİ ÜRETİMİMİZ ÇÖKMÜŞ DURUMDA”

2006-2007 döneminde siyasetin ekonomiyi önemsediğine ancak 2007 milletvekili seçiminden sonra İktidar Partisi’nin aldığı %48’lik oyun, bir rol oynadığına vurgu yapan Taner Berksoy, şunları anlattı: “İktidar aldığı bu oy oranından sonra ekonominin iyiye gittiği kanaatine vardı. Ve ekonomiye arkasını döndü. Türkiye’nin IMF’nin verdiği kredilere ihtiyacı yok. Kriz hem ekonominin hem de siyasetin kötü olduğu bir dönemde bizi yakaladı. Futbol terimi ile ikili sıkıştırmadayız.  Bu yüzden etkileri daha derin oldu. Ne olacak peki? Sanayi üretimimiz çökmüş durumda. 2009’da biraz daha çökeceğiz. 2007 öncesi yalancı bir cennet havası yaratıldı. Öyle bir dönem bu sefer olmayacak.”

“KREDİ GARANTİ FONU KURULMASI PLANLANIYOR”

2001’deki krizin Türkiye’de çıktığını ve dünyadaki ülkelerin bundan etkilenmediğini söyleyen Berksoy, günümüzde bankaların kredi verirken bin dereden su getirdiğini ve üstüne nasihat verdiğini, bunun da sistemdeki riskli şirketlerden kaynaklandığını dile getirdi.

Taner Berksoy, kredi vermenin kolaylaşması için Kredi Garanti Fonu’nun kurulmasının planlandığını ve batan şirketlerin kredi ödemelerinin bu fondan karşılanacağını dile getirdi.

Vatandaşların cebindeki parayı harcamadığının, sonrada “Niye krizden kurtulamıyoruz!” diye sitemde bulunduğunun altını çizen Berksoy, Merkez Bankası’nın likiditesine ve faiz indirimine ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

“KARAMSAR OLMAK İSTEMİYORUM”

Krizden kurtulmanın öncelikli olarak güvenle gerçekleşebileceğini ifade eden Berksoy; sözlerinin sonunda, yakın bir zamanda IMF ile anlaşma sağlanmasını beklediğini, güvenin bu sayede yeniden kazanılabileceğini, karamsar olmadığını ve olmak da istemediğini vurguladı.  

GÜRGEN: KRİZDE MARKAYA YATIRIM YAPILMALI

Panelde son konuşmacı olarak söz alan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Gürgen ise krizi yönetmek konusu üzerinde durdu.

Krizin hiçbir şey yapmadan geçmeyeceğine ve kriz dönemlerinde bazı maliyetlerin her zamankinden daha fazla azaldığına kayıt düşen Gürgen, kriz dönemlerinde markaya yatırım yapılmasının önemli olduğunu belirterek, “Kriz marka yaratmak için önemli bir fırsattır. Reklam maliyetleri bu dönemde çok düşer. Geçmişe oranla daha fazla indirim alırsınız. Krizde gücün artırılması gerek. Büyümek gerek. Bu da nitelikli iş gücü artırımına ve insana yapılan yatırıma bağlıdır. Ülke olarak krizlere şerbetliyiz. Deneyimliyiz. Ancak ne hikmetse her seferinde sanki ilk defa karşılaşıyormuşuz gibi bocalıyoruz. Krizde paniklememiz gerek. Türkiye’de yapı itibarıyla her an kriz çıkmasına sebebiyet verecek olaylar olur. Risk almalıyız. Ama aldığımız risklerden de dersler çıkarmalıyız.” dedi.

“KRİZİN İLACI İLETİŞİM”

Krizin beklenmedik ve olağanüstü bir olay olarak adlandırıldığını bildiren Haluk Gürgen şöyle konuştu: “Biz ülke olarak gerçekleri görmezden geldik. dedik. Ama hüsranla sonuçlandı. Krizin ilacı iletişim. Krizde açık, şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde hareket edilmeli. Krizde en önemli unsurlardan biri de güvendir. Güven olmadığı zaman iş olmaz. Güven, doğru bilginin vatandaşa ve ilgili yerlere aktarımı ile mümkündür. anlayışı yanlış bir anlayıştır. Krizde iş yerlerinin itibarının kaybolmaması gerekli. Çok para kaybedebilirsiniz, bu telafi edilir ancak itibarınızı kaybederseniz bunun geri dönüşü olmaz. Krizde misyon ve vizyon da önemlidir. ABD’deki CEO’lar ile şirketler arasında dayanışmanın olmadığı ortaya çıktı. CEO’lar ceplerini doldururken şirketler battı.”

“KRİZDE AHLAKİ EROZYON YAŞANIYOR”

Krizde ahlaki anlamda erozyonların yaşandığına işaret eden ve “Para kazanayım da nasıl olursa olsun.” anlayışından da vazgeçilmesi gerektiğini dile getiren Gürgen şunları ifade etti: “Şirketler kurumsal vatandaş olmalı. Vergi vermek, kurumsal anlamda görevimizi yerine getirdiğimizi göstermez. Krizde liderlik önemlidir. Kurumda çalışanlara krizin aşılacağına dair inanç aşılanmalı. Krizde insanların suratları sirke satmamalı. Her zamankinden daha fazla güler yüze ihtiyacımız var. Sempatik olmalıyız. Muhabbetle iş yapmalıyız. Kalbin sıcaklığı, yüze yansımalı. Kendinizi kimseden üstün görmeyin. Karşınızdakine her zaman iyi davranın.”

“YENİLİKLER YARATMALIYIZ”

Krizde ürün ve hizmet üretiminde farklı olunması gerektiğinin altını çizen ve tekrarlanan işlerden kaçınılmasını isteyen Haluk Gürgen, “Yenilikler yaratmalıyız. Müşterilerimizin eğilimlerinden birkaç yıl sonraki eğilimlerini çıkararak yatırımlar yapmalıyız. Bilgiye ulaşmak artık ucuz. Paramızı verimli yönetmeliyiz. Stratejik planlar üretmeliyiz. İş hedeflerimiz rasyonel olmalı. Çalışanlara krizde sahip çıkılmalı. Büyük kuruluşlar krizde toplu işçi çıkardılar. Bunu da işçilere haber vermeden yaptılar. Böyle bir şey olamaz. Kişiler işten çıkarıldığını kapıda öğreniyor. İşçi çıkarılacaksa karşılıklı oturularak nedenleri anlatılmalı. Krizin etkileri aile içinde de gerçek biçimiyle anlatılmalı. Şirketler de ülkeye karşı sorumluluklarını yerine getirmeli.” şeklinde konuştu.

Panelistlerin konuşmalarının ardından, soru-cevap kısmına geçildi.

IMF’YE MUHTAÇ DEĞİLİZ AMA…

Bu bölümde, “İMF’ye muhtaç mıyız neler yapılabilir?” şeklinde soru soran KTSO Bilişim Anadolu Teknik Lisesi öğretmenlerinde Ramazan Kök’e, Taner Berksoy şu cevabı verdi: “IMF’ye muhtaç değiliz. Masraflarımızı kısmalıyız. Sadece süreç içinde güven açısından olması gereken bir zorunluluk IMF. Ayrıca IMF kimseye kendi başına kredi vermiyor. Ülkeler kendileri IMF’ye başvuruyor. Ertelersek dibe vururuz.”

İpsala Kaymakamı Aylin Kırcı Duman ise şu soruyu yöneltti: “Bölge olarak tarım ağırlıklı bir yapımız var. Türkiye’nin pirincinin %30’u bu bölgeden karşılanıyor. 200 bin dekar yer ekerken bunu 500 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Dünyada kriz var. Eğer ürettiğimiz çeltiği satamazsak ne yaparız?”

Berksoy, bu soruyu da şu şekilde yanıtladı: “Çeltik üretimini artırmak istiyorsanız, çeltiğinizi marka haline getirmelisiniz. Ayrıca sadece AB ülkelerine değil, Orta Asya ile Rusya’ya satış yapmalısınız. AB bizim pazarımız değil artık. Stratejik bir karar almışsınız. Ama sonuç olumsuz olursa 30 yıl kaybedebilirsiniz.”

Panelin sonunda konuklara; Keşan Kaymakamı Metin Borazan, İpsala Kaymakamı Aylin Kırcı Duman, KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Helvacıoğlu, İpsala Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin ve Uğur Dershaneleri Keşan Şubesi’nden Sevtap Engin tarafından plaket ve çiçek takdim edildi.

Bu haber 608 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

İpsala

Emlak Yatırımcıları için yeni Ufuk

Emlak Yatırımcıları için yeni Ufuk Başakşehirin ve Kayabaşının oluşmasında büyük katkıları olan ve Başakşehir'de Emlak Gayrimenkul Yatırım Danışma...

İPSALA ESNAF VE SANATKARLAR KREDİ VE KEFALET KOOPERATİFİNİN OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

İPSALA ESNAF VE SANATKARLAR KREDİ VE KEFALET KOOPERATİFİNİN OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI İpsala Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinin 2010 yılı olağan genel kurul toplantısı yapıldı.
Adsız 1

TürkçeEnglishGermanyFranceGreece

ANKET

Web Sitemizi Nasıl Buldunuz




Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyap?: MyDesign Haber Sistemi